Ülkede alınan kararlar üzerinde bir etkimiz olmuyor

  • Kategori: tyrkisk nyheter
  • Publisert mandag 18. februar 2013 20:20
  • Skrevet av Super User
  • Treff: 3100

Dr. Akkök, eğitim hayatında şanslı ilkler yaşadığını belirtiyor. Örnegin, Kristen Nygaard Ole ve Johan Dahl gibi bilgisayarda ilk Nobel karşıtı ödüllerin (Von Neumann ve Turing ödüllerinin) ikisini bir arada alan Norveçli araştırmacıların öğrenciliğini yapmış. 

Yaklaşık 35 yıl önce Oslo'ya yüksek eğitim almak için gelen Dr. M. Naci Akkök ile Zaman olarak Oslo Üniversitesi'nde bir söyleşi gerçekleştirdik. Akkök, gazeteci ve eğitimci kökenli bir aileden geliyor. Annesi, Andolu Ajansı'nın tanınmış gazetecilerinden Zuhal Avcı. Oslo'da geçirdiği 35 yıl zarfında, mühendislikten üniversite ögretim görevliliğine, tiyatro ve televizyon oyunculuğuna kadar birçok meslekte görev almış olan Akkök, şuan başkent Oslo’da, dünyanın en büyük Amerikan şirketlerinden birinde baş teknoloji mimarı. Akkök ayrıca, Oslo Üniversitesi'nde de araştırmalara katılıyor ve doktora seviyesinde eğitim veriyor.

Dr. M. Naci Akkök, 35 yıl önce, ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) Elektronik Mühendistliği Bölümü’’nü bitirdikten hemen sonra, Oslo Üniversitesi'ne yüksek eğitim almak için gelmiş. Yüksek lisansını ve doktorasını bilgisayar mühendisliği üzerinde tamamlamış. Buna parelel olarak, Oslo Filim Yüksek Okulu'nda tiyatro ve film eğitimi de almış. Sırasıyla, Norveç Devlet Tiyatrosu’nun bazı oyunlarında ve Norveç'in en büyük TV kanallarından biri olan TV2'de yayınlanan 24 bölümlük bir televizyon dizisinde de rol almış. Dr. Akkök aynı zamanda, 1977-91 yılları arasında Oslo Üniversitesi'nde kurulan bir Balkan müzik grubunda yaklaşık 14 yıl kadar Türk davulu, brac, santur gibi enstrumanlar da çalmış ve hala zaman zaman iş yerinin grubunda çalmaya devam ediyor.

Dr. Akkök, eğitim hayatında şanslı ilkler yaşadığını belirtiyor. Örnegin, Kristen Nygaard Ole ve Johan Dahl gibi bilgisayarda ilk Nobel karşıtı ödüllerin (Von Neumann ve Turing ödülleri) ikisini bir arada alan Norveçli araştırmacıların öğrenciliğini yapmış. Türkiye’de de dijital devreleri küçültme teknolojisi üzerinde ilk çalışanlar arasında yer alan Güney Gönenç gibi insanların da öğrencisi olmuş.

Norveç’teki ilk işine de değinen Dr. Akkök, şöyle devam ediyor: “O dönemler, hem elektronik hem de yazılım bilen insanlara epey ihtiyaç vardı. Özellikle yeni gelişmekte olan mobil (denizcilik) haberleşmesinde. Hocamın yönlendirmesiyle, bugünkü mobil telefonunun da ilk adımları sayılabilecek mobil uydu haberleşmesinde çalışmaya başladım. Uydular ile yer arasındaki haberleşmeyi sağlayan yer istasyonlarının tasarımı ve yapılmsında görev aldım. Bu tür istasyonu dünyada ilk yapan Norveç, ilk kurulduğu yer de Norveç (Eik, Rogaland).''

Aynı zamanda Sol Parti üyelerinden olan ve 2013 parlemento seçimlerinde Sol Parti listesinde de yer alan Akkök, siyasete atılma nedenini şu şekilde açıklıyor: “Norveç siyasetine hem katkıda bulunmak istiyorum, hem de siyaseti etkilemek istiyorum. Çünkü biz, Norveç siyasetinin içinde olmadığımız için, bu ülkede alınan karalar üzerinde bir etkimiz olmuyor; dolayısıyla başkaları bizim adımıza karar veriyor. Çocuklarımın büyüdükleri zaman bu toplumda saygı duyulan insanlar olmasını istiyorum. Bu, benim ve ailem için oldukça doğal bir ihtiyaç. Siyasette de temsiliyet şart ve zaten demokrasilerde siyasetin de ana amacı bu. Ayrıca unutmamamız gerekir ki, yurtdışında yaşayan bizler, aynı zamanda Türkiye’yi de temsil ediyoruz.” 

Akkök, konuşmalarında eğitimin önemine de parmak basıyor ve insanın söz sahibi olmasını eğitime bağlıyor. Bu konuyla ilgili sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “Eğitimin, eğitimlinin belli bir statüsü var. Eğitim aracılığıyla; siyasette, idari kadrolarda, eğitimde, iş hayatında, akademik camiada, kısacası toplumda bir yerlere gelemeniz daha da kolaylaşıyor. Eğitim, özellikle Norveç'te azınlık olan bizler icin daha da önemli. İnsan ne kadar eğitimli olursa, burada da dünyada da sesini o kadar kolay duyuracaktır. Bundan dolayı eğitim, kendimizi de ülkemizi de temsil açısındadan çok önemli bir faktör.''

''Bugüne kadar hiç bir kimsenin, kendisini yasadığı toplumdan ayırarak her hangi bir şey kazandığını görmedim. Ayrı kalmak, yalnız kalmakla ve geri kalmakla eşdeğer. Bu konu, bizler azınlık olduğumuz için daha da farklı bir önem arz ediyor'' ifadelerini kullanan Dr. M. Naci Akkök, kendisini yaşadığı toplumdan tecrit edenlerin, fert ve toplum bazında herhangi bir şey kazanamayacaklarının altını çiziyor. Akkök'e göre, Norveç gibi demokratik ülkelerde izole olmak çok büyük bir hata. Bunun getireceği menfi neticelerini ise şöyle özetliyor: “İnsan yaşanılan toplumdan ayrı düştüğü zaman, onu kimin idare edeceğine, kimin haklarını savunacağına artık karar veremiyor. Çocuğunun gittiği okulun ne durumda olduğundan tutun da, onun ne kadar maaş hakkı olduguna kadar birçok şeyden habersiz bir yaşam sürüyor. Böylelikle ne toplumu etkiliyebiliyor, ne de toplum onu etkiliyebiliyor. Norveçliler, biz de Türkiye'yi görüyorlar. Biz de Türkiye insanını tanıyorlar. Bir nevi temsil konumundayız. Norveç'te kendimizi izole edersek, karşımızdakilere, ‘bunlar toplumdan uzak ve sorumluluk almayan insanlar’ imajını verebiliriz. Maalesef, galiba, bunu verdik de.''

Norveç ve İsveç gibi ülkelerin siyasette oldukça liberal olduğunu dile getiren Akkök, Türkiye’nin, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana kısa bir zaman dilimi içerisinde oldukça güzel ilerlemeler katetmesine rağmen henüz bu konuma gelmediğini ifade ediyor. Türkiye'nin hali hazırdaki demokratik açlımının da yeterli olmadığına işaret eden Akkök, “Eğer insanlar rahat değilse, istediklerini söylemiyorsa, baskı altındaysalar, bilinçsizce oy veriliyorsa, bu, benim için demokrasi değildir. Türkiye, demokraside doğru yolda, ama daha alacak yolu var. Ülke olarak iç çelişki ve çatışmalarla kendimizi çok yıpratıyoruz. Özellikle asker ve hükümetin çatışması bizi çok zayıflatıyor. Askerin siyasetten çekilmesi zorlamayla değil de daha doğal yollarla olmalıydı. Din ve askeriye, bu ülkeden çekip atılamayacak iki önemli olgudur. Bunları kökleri oldukça eskilere dayanır. Askerin askerlik yapması gerekiyor, siyaset değil. Din adamının da kendi görev sahasına çekilmesi gerekiyor. Herkes, kendi görevini icra ettiği taktirde, herhangi bir çatışma zemini de oluşmayacaktır.'' şeklinde konuşuyor.

Tyrkisk nyheter

Prev Next

Merve Özbey özel röportaj

Norveç’te yayın yapan Türk radyosu Inter FM olarak şehrimize gelen sanatçıları desteklemek, etkinliklerini duyurmak ve...

Read more

Ülkede alınan kararlar üzerind…

Ülkede alınan kararlar üzerinde bir etkimiz olmuyor

Dr. Akkök, eğitim hayatında şanslı ilkler yaşadığını belirtiyor. Örnegin, Kristen Nygaard Ole ve Johan Dahl...

Read more

Nazım Hikmet’i Oslo’da andık

Nazım Hikmet’i Oslo’da andık

Cem Güneş Oslo’ya yeni atanan büyükelçimiz Şanıvar Olgun beni arayıp bir Nazım Hikmet’i anma akşamı düzenlemek...

Read more

Inter Fm Trt Haberde

Inter Fm Trt Haberde

20.12.2012 tarihinde yayınlanan TRT haberlerde genel yayın yönetmenimiz Doğan Gürsel Inter FMi TRT izleyicilerine tanıttı....

Read more

Merve Özbey özel röportaj

Følg Oss På Twitter

Følg oss på facebook

Reklame

Denne e-postadressen er beskyttet mot programmer som samler e-postadresser. Du må aktivere javaskript for å kunne se den.

Denne e-postadressen er beskyttet mot programmer som samler e-postadresser. Du må aktivere javaskript for å kunne se den.

Ukens program

Prev Next

Afgansk Sending

Søndager 10:00 - 12:00

Tyrkisk Sending

Søndager 20:00 - 24:00

Azarbaijansk Sending

Mandager 20:00 - 22:00

Persisk Sending

Tirsdager 20:00 - 23:00

Tamilsk Sending

Onsdager 20:00 - 23:00

Urdu Religiøse Sending

Torsdager 19:00 - 21:00  

Kosova Albansk Sending

Fredager 20:00 - 23:00

Somalisk Sending

Lørdager 20:00 - 23:00

Tidligere Sendinger

Filippinsk - Arabisk - Bosnisk Sending

Kontakt oss

Ansvarlig redaktør og daglig leder
Dogan Gursel
Denne e-postadressen er beskyttet mot programmer som samler e-postadresser. Du må aktivere javaskript for å kunne se den.

 

Webansvarlig
Nilufer Sætrevik
Denne e-postadressen er beskyttet mot programmer som samler e-postadresser. Du må aktivere javaskript for å kunne se den.